Pages

mustafa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mustafa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2012 Çarşamba

0 Mustafa Muğlalı Olayı / 33 Kurşun

Doğuda  vuku bulan olaylardan biride 30 Temmuz 1943 yılında Vanın Özalp İlçesinin Yukarı Koçkıran köyü yakınlarında  meydana gelen ve siyasi tarihe Mustafa Muğlalı Olayı olarak geçen 33 Kürt köylüsünün öldürülmesi olayıdır.

15 Ağustos 1956 tarih ve 2027 sayılı meclis  Kararıyla Kurulan 27 kişilik Adalet komisyonun araştırması sonucu toplanan bilgilerin raporu , 30 Nisan 1958 de tamamlanmıştır.
Olayın detaylarına  kısaca bir göz atalım. Olayın meydana geldiği yıllarda zaten  o bölgede sınır kaçakçılığı sıklıkla yapılmaktaydı.Bazı kamu görevlilerinin desteği ile kurulan bir takım çeteler sınırdan sürekli kaçakçılık olaylarına karışmaktaydı. Söz konusu çete bir gün İran içlerinde Türk dostu olarak bilinen Mıhemedé Mısto isimli bir ağanın ( Bu ağa Ruslara karşı Türk ordusuna büyük yararlılıklar sağlamıştır) 500 cıvarında kimine göre 1500 adet   koyununu talan ederek sınırdan geçirmeleri üzerine,  Mıhemedé Mısto hayvanlarını geri ister , ancak Özalp kaymakamından olumlu cevap alamayınca 6 Temmuz 1943 yılında adamları ile sınırı geçerek Özalpın 1500  metre kuzeyinde bulunan yayladan 406 adet koyunu  alarak götürür.


  

Buna  Sinirlenen Özalp kaymakamı Hilmi tuncel ile binbaşı Şükrü Tüter özalpa kadar gelip  Arzuhalcı Rıfata 40 kişinin ismini yazmasını isterler.Daha evelinden arzuhalcı ile husumeti bulunan Milanengiz ve  Harapsorik aşiretlerinden hiç alakası olmayan 40 kişinin isimlerini  Mıhemedé Mıstonun adamları diye yazarak  tutuklatırlar. Özalp Sulh Ceza Mahkemesi tutulattırılan 40 kişiden  5 kişiyi tutuklayıp 35  kişiyide salar. Kaymakam ve arkadaşları bununla yetinmeyip yeniden bir rapor yazarak sınır güvenliğinin kalmadığını, Rus askerlerinin sınırı geçtiğini raporda belirterek  Ankaraya bildirirler. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı, Başkanlığı Ordu Müfettişi orgeneral Mustafa Muğlalıyı ,Genel Kurmayda Tüm general Cevat yalımla Rasim Saltuku özalpa gönderir. Umumi Müfettiş Avni Doğanın ricalarına rağmen Mustafa Muğlalı  26 Temmuz 1943 Yılında biri kadın, biri 11 yaşında  çocuk , biri izinli diğeride hava değişimine gelmiş askerler olmak üzere 33 kişiyi tutuklatarak ölüm emri verir.


Daha sonra kadın serbest bırakılır. Kalan 32 kişi Teğmen Bilal Bali ve  teğmen Necdet Bilgez tarafından köylülerin yalvarıp yakarmalarına rağmen 30 Temmuz 1943 günü  Özalpa bağlı yukarı koçkıran köyü sefo deresi yakınında cezaları infaz edilir .Öldü diye bırakılan  bir tanesi cesetlerin altında yaralı olarak kurtulup irana kaçar ancak bir ay sonra oda ölür. 1946 yılında Demakrat partinin meclise girmesi ile başlatılan soruşturma sonucu, 20 mart 1950 tarih, 1950/3 Esas ve 1950/8 sayılı kararı ile 28 yıla mahkum edilen Mustafa Muğlalının cezası yaşlılığı göz önüne alınarak  8 yıla indirildi. Ancak Muğlalı 11 Aralık 1951 yılında  hapiste ölmüştür.
 Daha sonrasında  ilginç bir olay gelişir. 28 Şubat 1997 yılındaki  muhtıra sonrası Mustafa Muğlalının itibarı iade edilerek  Vandaki bir kışlaya ismi verilir.


Ünlü şair Ahmed  Arif bu olayı 33 kurşun isimli şiiri ile destanlaştırır.

ÖLEN KÖYLÜLERİN İSİMLERİ

1. Harapsorik köyünden Hasan oğlu Cellat Uzuntaş
2. Harapsorik köyünden Cellat oğlu Ahmet Uzuntaş
3. Harapsorik köyünden Memi oğlu Ahmet Uyanık
4. Harapsorik köyünden Mehmet oğlu Arap Ali Polat
5. Harapsorik köyünden Timur oğlu Serhenk Özkaplan
6. Harapsorik köyünden Hüseyin oğlu Haydar Akalın
7. Harapsorik köyünden Hüseyin oğlu Ömer Akalın
8. Harapsorik köyünden Timur oğlu Mehmet Özkaplan
9. Harapsorik köyünden Hızır oğlu İsmail Şen
10. Harapsorik köyünden Ali oğlu T atar Gök
11. Harapsorik köyünden Ali oğlu Mısta Ertbaş
12. Harapsorik köyünden Mihi oğlu Beşir Deniz
13. Harapsorik köyünden Cellat oğlu Mustafa Uzuntaş
14. Harapsorik köyünden Yusuf oğlu Aco Çelebi
15. Harapsorik köyünden Aco oğlu Süco Çelebi
16. Milanengiz köyünden Ahmet oğlu Salih Taşçı
17. Milanengiz köyünden Sevinç oğlu ŞOkrü Taşçı
18. Milanengiz köyünden Hızır oğlu Ali
19. Milanengiz köyünden Ali oğlu Mehmet Taşçı
20. Milanengiz köyünden Kuro oğlu Sultan Özay
21. Milanengiz köyünden Osman oğlu İsa
22. Milanengiz köyünden İsmail oğlu Yusuf
23. Milanengiz köyünden Mehmet oğlu Haydar
24. Milanengiz köyünden Muhtar Ali
25. Milanengiz köyünden Ömer oğlu Seydi
26. Milanengiz köyünden Yusuf oğlu Fındı
27. Milanengiz köyünden Ahmet oğlu Memi
28. Milanengiz köyünden İsa oğlu Paşo
29. Milanengiz köyünden Bekir oğlu Kazım
30. Milanengiz köyünden Bekir oğlu Ahmi
31. Milanengiz köyünden Ahmet oğlu Hızır Kon
32. Milanengiz köyünden Kuro oğlu ibrahim Özay

3 Ağustos 2011 Çarşamba

0 Tarihin Akışını Değiştiren 15 Lider

Tarihin Akışını Değiştiren 15 Lider

Milyonlarca insanı öldüreni de dünyayı korkudan titreteni de var; yaptıkları reformlarla demokrasinin temellerini atan, insanları özgür kılan da. Geçmişten bugüne kadar işte tarihin akışını değiştiren liderler;
Bazıları antik çağların, bazıları Ortaçağ Avrupası'nın bazıları da modern çağımızın en önemli liderleri oldular. Yaptıkları reformlar ve Dünya haritası üzerinde yarattıkları değişimler ile tarihin gidişatını ve insanlığın kaderini belirlediler.
 İşte geçmişten günümüze tarihin en önemli liderleri;

Odysseus


Yunan mitolojisinde İthaka Adasının kralı olarak geçen Odysseus, Homeros'un adını verdiği kitabında elde ettiği büyük başarıları ile ölümsüzleştirildi. Odysseus'un en büyük özelliği savaşlardaki cesareti ve kurnaz zekâsıydı. Truvalılarla yapılan savaşta ahşap bir at inşa ederek şehre sızmak onun fikriydi. Odysseus, savaştayken İthaka'yı yönetmeye başlayan ve karısına koca olmak için her türlü yolu deneyen tiranları döndüğü zaman devirmiş ve krallığını korumuştu.


Büyük İskender


Acımasız ve efsanevi askeri taktikleri ile Büyük İskender, adını tarihe en iyi askeri kumandanlardan biri olarak yazdırdı. Darios'un barış teklifine rağmen Gaugamela Savaşında onun sonunu getiren Büyük İskender, Asya fethine başlaması ile ordusunun isyanları ile karşılaşmış, Anadolu'ya geçişinin ardından bir daha Makedonya'ya dönemeden, 27 yaşında ölmüştü.


Hannibal


M.Ö. 248 senesinde doğan, dünya tarihinin en büyük askeri dehalarından biri olan Kartacalı kumandan Hannibal, verdiği karar ile İkinci Pön Savaşları'nda neredeyse dize getirdiği Roma İmparatorluğu'nun yok olmasını önleyen insan oldu. Hannibal'in birçok farklı medeniyetten insanla mükemmel anlaşabilmek gibi bir yeteneği vardı. Ordularının neredeyse tamamı farklı dil ve kültüre sahip paralı askerlerden oluşuyordu. Hannibal, M.Ö 218 senesinde 50 bin kişilik ordusu ve savaş filleri ile Alpleri geçerek İtalya'ya ilerledi. Alpleri geçişi ordusunun yarısından fazlası yok etti ancak, Hannibal her geçtiği yerde diplomatik kabiliyetleri ile asker toplamayı başardı.
M.Ö. 216 baharında kazandığı zaferler ile Roma'ya iyice yaklaşan Hannibal, Cannae Savaşında 70 bin kişilik Roma ordusunu yok ederek şehrin surları arasındaki tüm engelleri ortadan kaldırdı. Hannibal, yapılması halinde yıllar sürecek Roma kuşatmasını komutanlarının tepkilerine rağmen reddetti ve 100 bin nüfuslu şehrin yanından geçip gitti. M.Ö. 206 senesindeki Zama Savaşında Scipio Africanus'a yenilen Hannibal, sonuna giden yolu başlatmış oldu.


Jül Sezar


Roma İmparatorluğu'nun ilk imparatoru olan Sezar, M.Ö 27 senesinde İmparator oldu. Gelecekte Sezar adı, kendisinden sonra gelen tüm imparatorlara verilen isim oldu. Ömrünün sekiz senesini geçirdiği Galya'yı Alesia savaşı ile dize getiren askeri taktik dehası Sezar, Roma'da patlak veren iç savaşta Pompey'e üstünlük sağlamaktan da geri kalmadı.


Şarlman


768'de krallık koltuğuna oturan Şarlman, Frank krallıklarını bir araya getirerek ülkesini bir bütün haline getirmiş olan isimdi. Şarlman yaptığı reformlar ile Avrupa'nın demokratik temellerini atan liderlerden biri olarak tarihe geçen bir isim oldu. Altına dayalı para sistemini gümüş üzerinde tekrar düzenleyen Şarlman, muhasebe kayıtları üzerine katı kurallar koyması ve yatırımlarda borcu yasaklaması ile ekonomide büyük atılımlar yaptı. Tüm Latin eserlerin çevrildiği, dini yazıların tekrar yorumlandığı dönemde edebiyat ve sanat alanındaki gelişmeler tarihe Şarlman Rönesansı olarak geçti.


Cengiz Han


Tarihe acımasızlığı kadar büyük başarıları ile geçen bir lider olan Cengiz Han, Orta Asya'da doğan en büyük güç, Moğol İmparatorluğu'nun kurucusuydu. Asya'daki Moğol kabilelerini bir araya getirerek kurduğu Moğol İmparatorluğu ile bitmek bilmeyen seferlere başlayan Cengiz Han, önüne çıkan tüm kentleri kılıçtan geçirerek Batı'ya kadar uzanan bir korku yaratmıştı.


Fatih Sultan Mehmet


Babası İkinci Murat'ın ölüm haberi üzerine atını Edirne'ye koşan ve hiçbir direnişle karşılaşmadan Sultanlığını ilan eden İkinci Mehmet, henüz 21 yaşında bir çağın ve bir İmparatorluğun sonunu getirerek dünya tarihine damgasını vurdu. Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopoli'de gemileri karadan Haliç Körfezi'ne taşıyan Sultan, dönemin en büyük topunu döktürerek askeri kabiliyetlerini ortaya koydu. İki aydan daha kısa bir sürede yeni adıyla İstanbul'u ele geçirmek gibi inanılmaz bir başarı gösteren Fatih Sultan Mehmet, sadece askeri gücü ile var olan bir lider değildi. Çok iyi eğitim görmüş olan Sultan İkinci Mehmet, yedi dil konuşur, Arapça ve Farsça'dan çevrilmiş felsefi eserleri okumaktan hoşlanırdı. Bilime çok düşkün olan Sultan, özellikle astronomiye ilgi gösterirdi. Döneminde İstanbul'a birçok bilgin ve düşünür getirtmişti. 1480 yılında İtalya'yı işgal eden ve Roma'yı ele geçirmek istediği düşünülen Fatih Sultan Mehmet, bir yıl sonra halen nedeni tartışılan ölümüyle hayata gözlerini yumdu.


Birinci Elizabeth


İngiltere ve İrlanda'nın tahtına 1558 yılında oturan Birinci Elizabeth'in lakabı Bakire Kraliçeydi. Sebebi ise ömrü boyunca hiçbir krala bağımlı kalmamış olmasıydı. Kraliçe Elizabeth dünyanın kadınların yönetimini bilmediği bir dönemde en güçlü kadın olarak kendini göstermişti. Onun dönemine kadar kadınlar kralların eşleri olmaktan öteye gidemiyorlardı. Yaşadığı dönemde evliliği Avrupa'nın önemli konularından biri olan Elizabeth, İkinci Philip, Avusturya Arşidük'ü Charles, Fransız Anjou Dükü Henri ve kardeşi François'nın da aralarında bulunduğu birçok erkeği reddetmişti.


İkinci Joseph


Kutsal Roma İmparatorluğu'nu 1765'ten 1790'a kadar başında olan en ünlü imparatoruydu. İkinci Joseph, belki de tarihin gördüğü en fedakâr lider olması ile adını ölümsüzleştirdi. Mutlak gücün mutlak yolsuzluğa giden yol olduğunu düşünen İkinci Joseph, tarihin rastladığı hükümdarlara nazaran halkını ön planda tutan bir liderdi. En büyük reformlarından biri, derebeylik sisteminin ezdiği köleleri özgür kılmasıydı.


Napolyon


Politika ve savaşa doymak bilmeyen bir lider olan Napolyon, Fransız Devrimi ardından Fransa'nın İmparatoru olmuştu. Osmanlı'yı müttefik yapmak için uzun süre uğraşan Napolyon'un, III. Selim'e yazdığı mektup ünlüdür. Devrimin ardından tek öğün yemekle geçinmeye çalışan Fransa'da birçok reform yapan Napolyon, merkezi yönetim ve vergi, eğitim sistemi gibi birçok alanda gelişim sağlamasının yanında; ülkenin yol ve kanalizasyon sistemleri gibi altyapı çalışmalarını da başlattı. Kamu alanında Napolyon yasaları, askeri alanda ise Napolyon taktikleri ile ülkesini yönlendiren Napolyon, 1812'de Rusya işgali ile gücünü yitirmeye başlamış, son şansı Waterloo'da aldığı yenilgi ile Avrupa sahnesinden çekilmişti.


Abraham Lincoln


ABD'nin 16'ıncı başkanı olan Abraham Lincoln, ülkesinin en zor döneminde, İç Savaş esnasında başkanlık yapmıştı. Ülkesinin en bunalımlı döneminde tek parça halinde kalabilmesi için büyük uğraş veren Lincoln, köleliği kaldırması ile dünyanın kaderini değiştiren insanlardan biri oldu. Amerika'nın ilk vergi gelirini düzenleyen ve ulusal bankacılık sistemini oluşturan Lincoln, Şükran Günü'nü ilk uygulayan insan olarak Amerika'nın ekonomik ve sosyal hayatına önemli etkide bulunmuştu. Yedi yüz binden fazla insanın öldüğü iç savaşın ardından ekonomi başta olmak üzere ülkesinin yaralarını sarmaya başlayan Lincoln, reformlarına fazla vakit bulamadan, Konfederasyon fanatiği tiyatrocu John Wilkes Booth tarafından öldürüldü.


Vladimir Lenin


Demokratik eğitim için mücadele veren bir fizik öğretmeninin oğlu olarak dünyaya gelen Vladimir Ilyich Ulyanov, babasını beyin kanamasından kaybetti, erkek kardeşi Çar Üçüncü Aleksandr'ın suikastına karıştığı gerekçesiyle idam edildi, kız kardeşi sürgüne gönderildi. Parçalanmış aile yapısı hayatını çok etkileyen Lenin, 1892'de St. Petersburg üniversitesinde hukuktan mezun oldu. Üniversite sonrası yıllarda Marksist hareketlere katılan Ilyich Ulyanov, yazdığı makale ve kitaplarda Lenin adını kullanmaya başladı. Rusya Sosyal Demokrat Partisine katılan Lenin, 1902 senesinde yayınlanan “Ne Yapmalı?” adlı eseriyle Çarlık Rusya'sında bir anda tanınan ve dinlenen bir kişi olmayı başardı.
Üç sene sonra Sosyal Demokrat Partinin başına geçen Lenin, Avrupa'daki faaliyetlerine başladı. Birinci Dünya Savaşı'ndaki barış hareketleri ile Almanya ile olan savaşın sona ermesini sağlayan Lenin, 1917 yılındaki Şubat Devrimi ardından Halk Komiserleri Konsey Başkanı seçilen Lenin, derhal eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarındaki reform çalışmalarına başladı. Ülkesindeki iç savaşı 1920'de sonlandıran Lenin, 1922'deki suikast girişiminden sonra felç geçirdi. Lenin'in 1924 yılındaki ölüm nedeninin aynı neden olduğu ileri sürülse de, bu konuda kesin bir bilgi yok.


Churchill


İngiltere'de köklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Churchill, gençliğinde asker üniforması altında Küba, Hindistan ve Afrika'da görevlerde bulundu ve önemli askeri tecrübe edindi. İngiltere'ye dönüşünde ise parlamentoya girdi. Churchill başarılı bir politikacı olmasına rağmen alkol sorunu ön plana çıkıyordu. Baskın karakteri ile ön planda kalmayı başaran Churchill, kendi planı olan ve sorumluluğu üzerine kalan Çanakkale felaketi ile kendi kendini bitirdi. İkinci Dünya Savaşı olmasaydı, belki de adı hatırlanmayacaktı.


Mustafa Kemal Atatürk


11 Ocak 1905 tarihinde Harp Akademisini bitiren Mustafa Kemal, orduya kurmay yüzbaşı olarak katıldı. İlk olarak Suriye'de, ardından 1911 senesinde tabur komutanı olarak Trablusgarp'ta savaştı. Çanakkale Savaşı'nda1915 yılında müttefiklere geçit vermeyen Mustafa Kemal, 1916'da Muş, Bitlis ve Van'ı Rus işgalinden kurtardı. Bir yıl sonra korgeneral rütbesine yükseldikten sonra Filistin cephesinde Arapları yanına alan İngilizlere karşı müdafaa yaptı.
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından işgalci karıncalar gibi Anadolu'ya yayılan ittifak ülkelerine dur diyen yine Mustafa Kemal'di. Samsun'a 1919'da geçişinin ardından Erzurum ve Sivas kongrelerini düzenleyen Mustafa Kemal, milli mücadelenin planını çizdikten sonra Ankara'da TBMM'yi açtı. Sakarya ve Dumlupınar Medyan Muharebelerinde yenilen Yunanlıları Büyük Taarruz ile Anadolu'dan çıkaran Mustafa Kemal, İngiliz, Fransız, İtalyanlar dâhil olmak üzere tüm Anadolu'yu düşman kuvvetlerinden temizledi.
Mustafa Kemal 1923 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu. Ekonomik, politik ve sosyal alanda yaptığı reformlar ile Türkiye'nin kalkınmasında ilk adımı atan Atatürk, döneminde oldukça ünlü bir insandı. Birinci Dünya Savaşı'nda Bolşevik rejimini yıkan Çanakkale zaferi ve Suriye cephesinde dağılmakta üzere olan ordusu ile yaptığı müdafaa ününü tüm dünyaya yaymıştı.


Mussolini


Elinde güç olan fantezi düşkünlerinin ne kadar tehlikeli olabileceğine dair en iyi örneklerden biri olan Mussolini, kendini Roma İmparatoru Augustus'un reenkarnasyon ile dünyaya gelmiş hali zannediyordu. Nihai amacı da, tıpkı Augustus gibi tüm Akdeniz'i ele geçirmek ve Roma'nın eski ihtişamını tekrar yaratmaktı. Bu hayallerine rağmen en ilginç olan şey, 1922 yılında İtalya'nın Başbakanı olmuş olan Mussolini'nin, ne kadar iyi geçiniyor gözükmesine rağmen Hitler'i bir kaçık olarak görmesiydi. Düşünce düşmanı olan Mussolini, İtalya Komünist Partisinin bir dönem lideri ve en büyük düşünürlerinden Antonio Gramsci'yi 1926'da hapse attırmıştı.
İkinci Dünya Savaşı'na Hitler'in Fransa işgali ardından sırasının geldiğine inanarak giren Mussolini, Afrika cephelerinde alınan ağır yenilgilerin ardından itibarını hızla kaybetmiş, geri çekilen Alman güçleri arasında kaçarken yakalanarak idam edilmişti. Milano'daki Lareto Meydanı'nda, bir zamanlar kendini alkışlayan binlerin önünde cesedi teşhir edilmiştir.
Politikaları ile 10 milyonlarca insanın ölümüne neden olan İkinci Dünya Savaşını başlatan ve milyonlarca Yahudi'nin katledilmesine neden olan Hitler, politik ve liderlik yetenekleri ele alındığı zaman tarihte öne çıkan bir kişiydi